Bir günde bin yıllık fosil yakıt tüketiyoruz

Çeşme RES Proje Koordinatörü Erman Kaya, enerji tüketiminin her yıl ortalama yüzde 4-5 oranında arttığını belirterek, fosil yakıtlar üzerine yapılan araştırmaların dünyadaki enerji tüketim hızının fosil yakıtların oluşum hızının 300 bin katına eşit olduğunu gösterdiğini açıkladı.

Bir günde bin yıllık fosil yakıt tüketiyoruz

Çeşme RES Proje Koordinatörü Erman Kaya, enerji tüketiminin her yıl ortalama yüzde 4-5 oranında arttığını belirterek, fosil yakıtlar üzerine yapılan araştırmaların dünyadaki enerji tüketim hızının fosil yakıtların oluşum hızının 300 bin katına eşit olduğunu gösterdiğini açıkladı.
10’uncu Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı EİF Ankara’da gerçekleştirilirken, iki gün süren etkinlik boyunca Türkiye’nin enerji geleceği ve yapılması gerekenler üzerine oturumlar düzenlenerek, sektör temsilcileri arasında fikir alışverişinde bulunuldu. Etkinliğin 2. gününde gerçekleştirilen Yeka Modeli ve Rüzgar Türbinlerinde Teknolojik Gelişmeler Oturumuna konuşmacı olarak katılan Abk Çeşme Rüzgar Enerji Santralleri (RES) Proje Koordinatörü Erman Kaya, dünya nüfusundaki hızlı artış, sanayileşme, teknolojik araç ve gereçlerin insan yaşamında yoğun bir şekilde yer almasının enerji tüketiminin çok hızlı artmasına sebep olduğuna dikkat çekti. Enerji tüketiminin her yıl ortalama yüzde 4-5 oranında arttığını aktaran Kaya, fosil yakıtlar üzerine yapılan araştırmaların dünyadaki enerji tüketim hızının fosil yakıtların oluşum hızının 300 bin katına eşit olduğunu gösterdiğini bildirdi
İnsanlığın bir günde yaklaşık bin yıllık fosil yakıt oluşumunu tükettiğinin altını çizen Erman Kaya, “Ayrıca son yıllarda gezegenimizin doğasına ve atmosfere fosil yakıtların yaptığı olumsuz yansımalar, endişe verici düzeylere çıktı. Bu durum, fosil yakıt rezervlerinin giderek tükeneceğinin ve giderek daha zararlı olacağının bir göstergesi olup, enerji ihtiyacı duyan ülkeleri de yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlendiriyor" diye konuştu.

"Sonuna kadar mevzuatsal risk analizi yapılmalıdır"
Türkiye’de karada 38 bin megavat, deniz üstünde ise 10 bin megavat tekno ekonomik potansiyel bulunduğunu bildiren Kaya, teknolojinin gelişmesiyle üretim kapasitesinin de arttığını dile getirdi. Türkiye’de halihazırda 6 bin 500 megavat kurulu güç bulunduğunu söyleyen Kaya, “Tükettiğimiz elektriğin yüzde 6’sını rüzgardan karşılıyoruz. Ülkemizdeki rüzgar enerjisi tüketimini Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırdığımızda ise hala gerilerdeyiz. Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran ortalama yüzde 15 civarında. 2023 hedefi olan 20 bin megavata ulaşmak için yılda ortalama 2 bin 250 megavat yani yılda 3 milyar dolarlık yatırımın gerçekleşmesi gerekiyor" ifadesini kullandı.
YEKA Yönetmeliğinin Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretiminde çok önemli bir adım olduğunu aktaran Erman Kaya, yekaların geliştirilmesi ve çoğaltılması gerektiğine vurgu yaptı. Yekaların hem Türkiye’nin enerji bağımsızlığına hem de dünyanın iklim değişikliğiyle mücadelesine büyük destek sağlayacağına dikkat çeken Kaya, ’’Yatırımın tüm aşamasında muhakkak en başından sonuna kadar mevzuatsal risk analizi yapılmalıdır. Sadece masa başında projeler oluşturulmamalı, yatırım bölgesi devamlı gezilerek yatırımın ruhu oluşturulmalıdır. Yatırım kararı alındığı anda doğru bir proje geliştirme süreci başlatılmalı, yatırımın simülasyonu oluşturularak karşılaşılacak mevzuatsal riskler en aza indirilmeli veya bu risklerin bertarafı sağlanmalıdır. Bu alanların yatırımcılara tahsisiyle yatırımların hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretim tesislerinde kullanılan ileri teknoloji içeren aksamın yurt içinde üretilmesi ya da yurt içinden temin edilmesinin sağlanmasıyla, teknoloji transferinin teminine katkı sağlanacaktır. Bu anlamda belli bir oranda yerli aksamın kullanma zorunluluğu, çalışacak mühendislerin yine belli oranda Türk olma şartı ve oluşturacağı istihdam, yekaların en büyük avantajlarıdır" dedi.
Kaya, şöyle devam etti:
"Bu noktada bölgesel anlamda küçük yekaların da oluşturulması gerekmektedir. Yatırım riskini dağıttığınızda hem ekonomik olumsuzlukların önüne geçmiş oluruz; hem de pazar alanını geniş tutarak daha küçük yatırımcılara imkan tanımış oluruz. Ana ve yan sanayinin üniversitelerle birlikte stratejik ve teknolojik yol haritaları hazırlanmalı, sanayinin ihtiyaçlarına yönelik insan kaynağı yetiştirilmesi için planlamalar yapılmalı ve zaman kaybetmeden bu konuda önemli adımlar atılmalı, kamusal irade içerisinde ulusal stratejiler belirlenerek yatırım sürecinin çok daha kısa olmasına önem verilmelidir. Attığımız her adımın ülkemiz ve milletimizin faydasına gelişeceğini hep beraber göreceğiz."

Kaynak: İHA
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Seren Serengil'in bebeği kız mı erkek mi? İşte yanıtı
Seren Serengil'in bebeği kız mı erkek mi? İşte yanıtı
Başkan Bozbağ fenalaştı
Başkan Bozbağ fenalaştı